Fotoğraf
Fotoğraflar, zamanı durduran en hakiki anı tutuculardır. Geçmişin sessiz tanıklarıdır. Anılar; bütün sesleri, kokusu ve rengiyle, tek bir fotoğraf karesine sığabilecek kadar canlıdır. Yıllar ne kadar hızlı veya ne kadar çabuk geçerse geçsin, o fotoğrafa bakar bakmaz onun çekildiği âna dönersiniz. Bir anlığına, her şey gözünüzün önünde beliriverir. Şimdi'nin hâlâ hayatta olanları, artık olmayanların fotoğraflarına bakarak seslerini duymaya çalışır. Veya kimileri, o an ne kadar mutlu olduğunun farkında değilken, sanki bir kitabın arasında unutulan kurumuş bir gül gibi, eline alıp bakınca geçip giden günlere, ne kadar mutlu olduğunu ne yazık ki yıllar sonra fark eder.
Bazı anların fotoğrafı olmaz. O anları özel ve anlamlı yapan da budur; çünkü fotoğraf çekmeyi bile aklınıza getiremeyecek kadar Şimdi'desinizdir. Böyle anlar genellikle en mutlu anlardır. Ama doğum günleri, bayramlar, özel günler, mezuniyetler, düğünler,... bunlar istisnadır çünkü albümleri vardır. Peki ya çocukluk fotoğrafları? Onlar olmasaydı, nasıl bir çocuk olduğumuzu nasıl hatırlayabilecektik? Çocukluğumuza dair ölümsüz anıların var olması ne büyük şans.
Yeni başlangıçların, ayrılıkların, sürprizlerin, hayalkırıklıklarının da fotoğrafı yoktur ama o sahneler, en net fotoğraftan bile daha baki kalır. Bazı vedaların elle tutulur bir fotoğrafı yoktur ama zihniniz o vedayı kabul etmek istemediği için her bir cümlesine kadar kendi arşivine fotoğraflar. Bazı sözlerin elle tutulur bir fotoğrafı yoktur ama onları duymak bile o kadar ağırdır ki, seneler sonra bile tıpkı dün söylenmiş gibi size kendini ara ara hatırlatır; çünkü kalbiniz için en acı fotoğraf, kırgınlıktır.
Bazı anların fotoğrafa ihtiyacı olmaz. Sevgiyle bakan bakışları kalbinizle hissettiğinizde, şefkat dolu her davranış ruhunuzu okşadığında, siz sevinirken sizden daha çok sevinen; üzülürken sizinle üzülen insanlarla olan anları zaten unutmazsınız ki, hatırlamaya ihtiyacınız olsun.
Peki biz sahiden, hangi fotoğraflara daha uzun bakarız?
En çok hangi fotoğrafı olmayan anlar, fotoğrafı olanlara göre kendini daha çok hatırlatır?